Şevket Süreyya Aydemir - Toprak Uyanırsa Kitabının Özeti

9/5/2008

1.KİTABIN KONUSU
Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları;bir öğretmenin görevlerini,yapması gereken şeyleri anlatan bir kitaptır.

2.KİTABIN ÖZETİ
Olayın içinde geçen öğretmen,aslında emekli olmuş vurdumduymaz bir öğretmendir.Fakat emekli olduktan sonra zamanını bunca sene ne kadar boş şeyler içinde harcadığını anlar.Emekli olmadan önce kurduğu hayallerin hiçbiri gerçekleşmez.eğitim müdürü ile konuşmaya gider.eğitim müdürü ona bir köyde öğreymenlik yapabileceği müjdesini verir.gittiği köy tahmininden kötü çıkar.geri dönmek ister fakat bunu yapamaz.çünkü,oradaki insanları çok sevmiştir ve onlar için birşeyler yapmak ister.köyde ilk olarak ilgilendiği yer okuldur.daha sonra köyün başına dert olan bataklığı kurutur.bunları yaparkende başından birçok olay geçer.köyü çok iyi bir duruma getirir.öyle ki artık köye yabancılar gelmeye başlar.insanlar iş sahibi olurlar.öğretmen hayatının en verimli yıllarını burada geçirir.köyde köy odaları açılır,bir eğitim seferberliği başlar.köyde yıllardır yapılamayan nüfus sayımı bile yapılır.artık ekmeksizköy için yeni ufuklar açılmıştır.

3.KİTABIN ANA FİKRİ
insan sırlar içinde yaşar ve bunu farkedemez.fakat etrafındaki insanlara ilgi gösteren sosyal insanlar bunu keşfederler ve hayattan tat almaya başlarlar.

 

4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN,ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
. EKMEKSİZKÖY ÖĞRETMENİ:Vatansever,sosyal,insanlarla çok iyi iletişim kurabilen bir insan.
HOCAEFENDİ:Kooperatifçiliğe merak sarmış,kendi yağında kavrulan bir insandır.
MUHTAR:Öğretmenin köye gelmesinden beri ona yardım eden,dürüst,vatansever bir insandır.

5.KİTAP HAKKINDAKİ GÖRÜŞLER
Kitap sade bir dille yazıldığı için anlaşılması kolay bir kitaptır.Olaylara yaklaşım tarzı diğer kitaplardan daha güzel ve daha farklıdır.Herkesin okumasını tavsiye ederim.

6.KİTABIN YAZARI HAKKINBDA KISA BİLGİ
şevket süryya aydemir eski bir öğretmendir.bu öğretmenlik görevi sırasında O,çalışmalarının niteliği ve başarısı üzerinde öyle bir takdir belgesine de mazhar olmuştur ki,bu belge,fani hayatında,her Türk’ün bir şeref tacı ve bir ülküsü sayılabilir.bu taktir,Gazi Mustafa Kemal’in,Şevket Süreyya’nın hem eğitim başarıları,hem de şahsiyeti üstündeki üstün ve pek eşi olmayan yazılı ifadeleridir.Tek Adam,Suyu Arayan Adam,Toprak Uyanırsa en önemli eserlerindendir.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Oliver Twist Kitabının İngilizce Özeti Nedir?

9/5/2008

Oliver Twist is born in a workhouse in a provincial town. His mother has been found very sick in the street, and she gives birth to Oliver just before she dies. Oliver is raised under the care of Mrs. Mann and the beadle Mr. Bumble in the workhouse. When it falls to Oliver’s lot to ask for more food on behalf of all the starving children in the workhouse, he is trashed, and then apprenticed to an undertaker, Mr. Sowerberry. Another apprentice of Mr. Sowerberry’s, Noah Claypole insults Oliver’s dead mother and the small and frail Oliver attacks him. However, Oliver is punished severely, and he runs away to London. Here he is picked up by Jack Dawkins or the Artful Dodger as he is called. The Artful Dodger is a member of the Jew Fagin’s gang of boys. Fagin has trained the boys to become pickpockets. The Artful Dodger takes Oliver to Fagin’s den in the London slums, and Oliver, who innocently does not understand that he is among criminals, becomes one of Fagin’s boys.

When Oliver is sent out with The Artful Dodger and another boy on a pickpocket expedition Oliver is so shocked when he realizes what is going on that he and not the two other boys are caught. Fortunately, the victim of the thieves, the old benevolent gentleman, Mr. Brownlow rescues Oliver from arrest and brings him to his house, where the housekeeper, Mrs. Bedwin nurses him back to life after he had fallen sick, and for the first time in his life he is happy.
However, with the help of the brutal murderer Bill Sikes and the prostitute Nancy Fagin kidnaps Oliver. Fagin is prompted to do this by the mysterious Mr. Monks. Oliver is taken along on a burglary expedition in the country. The thieves are discovered in the house of Mrs. Maylie and her adopted niece, Rose, and Oliver is shot and wounded. Sikes *******s. Rose and Mrs. Maylie nurse the wounded Oliver. When he tells them his story they believe him, and he settles with them. While living with Rose and Mrs. Maylie Oliver one day sees Fagin and Monks looking at him in through a window. Nancy discovers that Monks is plotting against Oliver for some reason, bribing Fagin to corrupt his innocence. Nancy also learns that there is some kind of connection between Rose and Oliver; but after having told Rose’s adviser and friend Dr. Losberne about it on the steps of London Bridge, she is discovered by Noah Claypole, who in the meantime has become a member of Fagin’s gang, and Sykes murders her. On his frantic flight away from the crime Sykes accidentally and dramatically hangs himself. Fagin and the rest of the gang are arrested. Fagin is executed after Oliver has visited him in the condemned cell in Newgate Prison. The Artful Dodger is transported after a court scene in which he eloquently defends himself and his class.
Monks’ plot against Oliver is disclosed by Mr. Brownlow. Monks is Oliver’s half-brother seeking all of the inheritance for himself. Oliver’s father’s will states that he will leave money to Oliver on the condition that his reputation is clean. Oliver’s dead mother and Rose were sisters. Monks receives his share of the inheritance and goes away to America. He dies in prison there, and Oliver is adopted by Mr. Brownlow.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Pearl S.Buck - Ana (Kitap Özeti)

9/5/2008

KİTABIN ADI :ANA

KİTABIN YAZARI :PEARL S.BUCK

YAYIN EVİ :CEM YAYINEVİ

BASIM YILI

SAYFA SAYISI :267

KİTABIN KONUSU :Yazar,bu kitapta Çinli bir anadan evrensel,duygusal bir ana tipi yaratmış ve onun başına gelen ilginç olayları anlatmıştır.

KİTABIN ÖZETİ :

Ana Çin’in küçük bir köyünde kocası,iki oğlu,biir kızı,birde koca ninesiyle yaşamaktadır.Geçimlerini akşama kadar tarlada çalışarak sağlamaktadırlar.Ana çok mutludue;çünkü ailesini çok seviyordur.Kocası ise artık sıkılmaya başlamıştır.Çünkü yaptığı işin geliri çok azdır.Çok para kazanmayı ister.Bir gün ana kocası ile kavga eder.Bunun üzerine kocası kimseye haber vermeden,bir daha dönmemek üzere evi terkeder.Ana buna çok üzülür.Ölmeyi ister.Ama bakması gereken üç tane çocuğu vardır.Onlar için tekrar tarlada çalışmaya başlar.Köylünün kendisinin terk edildiğini anlamaması içinde çeşitli yalanlar söyler.Aradan yıllar geçer.Artık büyük oğlu çalışacak zamana gelir.Evin geçimi artık ona aittir.Oğlan evlenir.

 

Daha sonra kör kızı evlenir.Ama birkaç ay sonra ölür.Ana buna çok üzülür.Bir yandanda oğlunun çocuğu olmuyordur.Küçük oğlu ise artık eve çok az uğrar olmuştur.Komünistlik denen bir gruba üye olmuştur.Ve çok kötü işler yapmaya başlamıştır.Ana başına gelen bu uğursuz olayları geçmişte işlediği kötü bir suça bağlamaktadır.Kocasının kendisini terkettiğinin yedinci yılında bir erkekle birlikte olmuştur.Şimdi neden benim günahımı evlatlarım çekiyor diye sızlanmaktadır.Ananın o kötü dönemlerinde tek dostu yenge idi.Ana bir gün küçük oğlunun zindana girdiğini duyar.Onu kurtarabilmek için herşeyini harcamak ister;ama oğlunu kurtramaz.Ananın oğlunu asarlar.Büyük oğlu anasını eve getirir.Ana eski bir mezarın başına gider ve boşalıncaya kadar ağlar.Sonra büyük oğlu ana müde,torunun oldu diyerek koşarak gelir.Ana bütün acısını sanki unutur ve mutlu olur.Ve o kadarda bahtsız olmadığını anlar;çünkü oğlunun oğlu olmuştur. KİTABIN ANA FİKRİ :Ne olursa olsun hiçbir zaman yaşama gücümüzü yitirmemeliyiz.Çünkü bizi mutlu edecek küçük bir şey olabilir.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

ANA :Çalışkan,güzel,yiğit bir kadındır.Dürüstlüğü nedeniyle çok sevilir.Ancak kocasının kendisini terketmesini kendine yedirememiş ve yalan söylemiştir.

KOCASI :Yakışıklı,sessiz,sakin birisidir.Anayı terketmiştir.

BÜYÜK OĞLAN:Yiğit ve çalışkan birisidir.Tek düşündüğü evidir.

YENGE:Dürüst ve güvenilir bir kadındır.Ananın en iyi dostudur.Ananın bütün sırlaeını bilir.

KÜÇÜK OĞLAN:Aynı babası gibidir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Güzel ve duygusal bir kitap.İnsanın mücadele gücünü arttırıyor.İnsanın yaptığı hatadan ders almasını sağlıyor.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

Amerikan edebiyatının tanınmış kadın romancılarından Buck,26Haziran 1892’de Amerika’nın Batı Virginia eyaletinin,Hillsboro kazasında doğmuştur.Amerikan romancılığında;Doğu’yu özellikle Çin’I ve Çin hayatını işlemekle üne kavuşmuştur.Buck,romanlarında çocukluğundan beri aşık olduğu Çin’I anlatmış ve onun büyülü dünyasını yansıtmaya çalışmıştır.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sinan Sertöz - Matematiğin Aydınlık Dünyası Kitabının Özeti

9/5/2008

1.KİTABIN KONUSU

Kitap, matematiğin sıkıcı bir ders değil,yaşamın başlı başına bir parçası olduğunu ünlü bilim adamlarının hayatlarından kesitler alarak anlatıyor.

2. KİTABIN ÖZETİ

Birçok insan için matematik,hayatı zehir eden derslerden,insanın içine korku salan sınavlardan ve okulu bitirir bitirmez kurtulacağı bir kabustan ibarettir.bazıları içinse matematik,hayatı anlamanın ve sevmenin yolu olabilmiştir. Çünkü hayatı sevmenin yolu -herşeyde olduğu gibi- onu anlamaktan geçer.

İlkokuldan beri matematiğin gerçek yüzünü görmemiş, onu benimsememiş kişiler tafından eğitilen insanların matemetikten nefret etmesi kadar doğal birsey yoktur. Oysa ki matematik ezberlere, anlayışsızlıklara bağlı olan bir konu değildir. Matematik, Yaratıcının doğanın içine bıraktığı ipuçlarıdır.

3. KİTABIN ANA FİKRİ

Yazar,kitapta matematiğin yanlızca bir toplama, çıkarma gibi cebirsel işlemler topluluğu değil, tabiatın gerçekleriyle sıkı sıkıya örülmüş bir mantık ve anlam bütünlüğü olduğunu anlatıyor.

4. KİTAPTAKİ OLAYLAR VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kitapta matemetik tarihine adını yazdırmış bilim adamaları ve yaşadıkları olaylar konu edilmektedir.

Galois: Fransız matematikçisi, 1811-1832 yılları arasında yaşadı. 21 yıllık kısa ömrüne Galois teorisini sığdırmıştır.

Pisagor:Çok zengin vir ailenin çocuğu olan pisagor ilk gençlik yıllarında özel hocalar elinde eğitim gördü. Yirmili yaşlara geldiğinde “Hocalarımda öğrendiğim yeter. Ben dünyayı gezip görmek istiyorum.” der ve yüklü bir harçlıkla yola koyulur.daha sonra Çinlilerden öğrendiği dik üçgenler teoremin Hint rahiplerine öğreterek matematik tarihine adını altın harflerle yazdırır.

Mimar Sinan: Ünlü türk mimar.1487 yılında doğmutur. 60 yaşlarında mimarlığa başlamış ve aralarında Selimiye Camisininde bulunduğu birçok esere imza atmıştır.17 Temmuz 1588 bir tamiratla uğraşırken belini lkırması sonucu ölmüştür.

5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Yazar eserinde, matematiğin yanlızca akademisyenlerin loş koridorlarda birbirlerinin kulağına fısıldadığı anlaşılmaz bilgiler yumağı olmadığını,aksine hayatı dolu dolu yaşamış insanların sevinçleri, üzüntüleri, başarı ve yenilgileriyle oluşturdukları bir insanlık macerası olduğunu eğlenceli ve ilgi çekici bir dille anlatmıştır.

6. KİTAP YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

Ali Sinan SERTÖZ

Doçent Doktor
Bilkent Üniversitesi Matematik Bölümü

İlgi Alanları:
Cebirsel Geometri: Cebirsel uzayların sınıflandırılması teorisi.
Değişmeli Cebir: Yerel halkaların Cohen-Macaulay ve Arf özellikleri.
Sayılar Toerisi: Frobenius’un Diophant denklemi.
Karmaşık Geometri: Tekil Holomorf Yapraklanmalar.
Özgeçmiş:

11 Kasım 1954, günü Ankara’da doğdu. Çocukluğu Mamak’da geçti. 1973 yılında Darülşafaka lisesinden mezun oldu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Matematik bölümünü bitirdikten sonra Kanada’nın Vancouver şehrindeki Üniversity of British Colombia Matematik bölümünde doktora yaptı. Bir süre TÜBİTAK’ın Gebze’deki Marmara Araştırma Merkezi’nde çalışti. Halen Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölünde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Evli ve iki çocok babasıdır

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ömer Seyfettin - Yüksek Ökçeler Kitabının Özeti

9/5/2008

1.KİTABIN KONUSU:

Herşeyi olan,zengin ve genç yaşta dul kalmış birinin yanıda çalışanlara yaptıgı baskılarla,onları istediği standartlara getirme çabası…

 

2.KİTABIN ÖZETİ

 

A-)YÜKSEK ÖKÇELER:Hatice Hanım,pek genç dul kalmış zengin bir hanımdır.13 yaşındayken 60 yaşında yaşlı ve hastalıklı bir erkekle evlenmiştir.Hatice Hanım başlıca merakı temizlikle namusluluktu.Göztepe’deki köşkünü hizmetçi Eleni ile evletlığı Gülter’le beraber temizler,aşçısı Mehmet’İ her gün traş ettirir.Bolulu oğlanı tepeden tırnağa beyazlar giydirirdi.Evdeki çalışanları çok namusluydular.Kileri kitlemez,paraları meydanda dururdu.Evdeki çalışanlarına kimseyle konuşmamalarını öğütlerdi.Birgün Hatice Hanım’ın birden başı döndü ve bayıldı.Doktor hastalığının sebebini Hatice Hanım’ın yüksek ökçeli ayakkabılarına bağladıve ona ökçesiz ayakkabı önerdi.O günden sonra evdekilere söz dinletemez oldu.Kiler de artık boşalmaya başlamıştı.Bir gün mutfağın kapısını gelen sesler üzerine açtı ve aşçıyla çalışanları fingirdeşirken gördü bu olay sonucunda hepsini evinden kovar.Ardından eve çok çalışan aldı,ama sonunda yine ökçeli ayakkabıları giyer oldu,hastaydı ama kafası rahattı.

 

B-)BAHARIN TESİRİ:Ahmet bir bahar sabahı büyük bir dinçlikle uyanır,yürüyüşe başlar.İstanbul kenarlarındaki evinden şehre doğru yürür.Vapurla Taksim’e geçer,burda kahvaltı yaptıktan sonra eski arkadaşlarından Sermet’le görüşür.Sermet Ahmet’I eve çay içmeye çağırır.İkisi beraber evin yolunu tutarlar.Ahmet Bey burda Sermet’in teyzesi Mediha’yla tanıiır ve ona aşık olur.Eve geldiğinde günler boyu onu düşler,uyuyamaz olmuştur.Bunu açıklamak ister Mediha’ya.Bu olaydan arkadaşı Mehmet Bey de haberdar olur.O da Ahmet Bey’e bunun bir bahar esintisi olduğunu söyler.Onun bir kasabaya gitmesini,orada bu olayı unutacağını söler ve dediği gibi de olur.Eve geldiğinde Mediha’nın hayalini bile hatırlamaz olur.Ve bu tatlı bahar esintisini unutur.

 

C-)ÇİRKİNLİĞİNİ ESRARI:Nihat 50 yaşlarında bir beydir.Bir gün herzamanki akşam yürüyüşlrinden birine çıkar ve aniden bastıran yağmura yakalanır.Civardaki arkadaşı olduğu bir eve saklanır.Evin küçük hanımı uyumakta arkadaşı da evde bulunmamaktadır.Hizmetçi eve girmesini ve dinlenmesini söyler.Küçük hanım uyanır ve Nihat beyle sohbete başlar,derken 20 yaşlarındaki kız Nihat Bey’e aşık olduğunu dile getirir.Nihat’ın bu olay hoşuna gider ama kızı yaşındaki biriyle bu tür şeyler konuşmayı kendine yakıştıramaz ama kız ikna olmaz.Nihat mademki yaşlı kişilere merakın var sana birini tasvir edeyim der ve kasabadaki yaşlı,en çirkin adamı anlatır veveden ayrılır.Birkaç ay sonra Sükude’nin bu çirkin kişiyle evlendiği haberini duyar.Bu olayın gençliğin tecrübesizliğine ve çirkinliğin esrarına bağlar.

 

D-)NEZLE:Masume Hanım 40 yaşlrında dul bir hanımdır.Evinden kasabanın eğlence yerine gidiyorlardı.Bu eğlence her yıldüzenlenmekteydi.Yolda kaç yıldır dul olduğunu ve bir türlü istediği gibi genç kuvvetli bir erkek bulamamıştı.Aniden faytoncusu Himmet gözüne çarptı ve hoşuna gitti.Ona direk beğendiğini söylemeyi gururuna yediremedi.Ona bir takım olaylar ve laflarla belli etmeye çalıştı.Fakat Himmet olayı kavrayacak kadar zeki ve cin fikirli olmadığından anlayamadı.Bunun üzerine Masume Hanım;Himmet’e Allah belanı versin diyerek bu aşkı unutmaya karar verdi.

E-)BİR VASİYETNAME:Kahramanımız 40 yaşlarında zengin,çapkın,yakışıklı bir adamdır.Bir gece bu zevkli,neşeli hayattan sıkılır ve intihara kara verir.Ardından yağenine bir vasiyetname yazar ona elli binlira bıraktığını,bu parayı nasıl harcayacağını anlatır.Gece bitmiş sabah olmuş fakat intihar edememiştir.Çünkü gece arkadaşlarından Julide gelmiş ve onu tekrar bu hayatın içine sokmayı başarmıştır.Bununm üzerine yeğenine bir not yazar:Yeğenim ben Monoca’ya gidiyorum,elveda sevgili yeğenim,elvada!…

 

3.KİTABIN ANA FİKRİ

Yanımazdaki çalışanlara bazı yaptırımlar yaptırarak onlara güzel davranışlar kazandıramayız.

 

4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Hatice Hanım :60 yaşlarında genç yaşta dul kalmış zengin ve temizlik hastası bir bayan

Eleni:Evin hizmetçisi

Gülter:Hatice Hanım’ın evlatlığı

Mehmet:Evin aşçısı

 

5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞ

Kitap 1984 basım olduğu için dilinin anlaşılması çok zor fakat kitap içindeki hikayeler çok zevkli olduğu için kişi elinden bırakamıyor.

 

6.KİTAP YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

28.2.1884 tarihinde Gönen’de doğdu. Öğrenimine Gönen’de başlayan Ömer Seyfettin, Ayancık’ta ve annesiyle birlikte geldiği İstanbul’da Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye’ye devam etti, Eyüp’teki Baytar Rüşdiyesi’ni bitirip asker çocuğu olduğu için Kuleli Askeri İdadi’sine yazıldı (1893), bir müddet sonra da Edirne Askeri İdadisi’ne naklolarak öğrenimini burada tamamladı. Daha sonra İstanbul’da Mekteb-i Harbiye’ye gelen Ömer Seyfettin, piyâde mülâzımı sânisi rütbesiyle buradan mezun oldu. Teğmenlikle İzmir’de (1903-1910), sonra üsteğmen olarak Rumeli’de görev yaptı (1908-1910). Askerlik’ten ayrılıp Selanik’e gelerek, Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Balkan Savaşında tekrar subay olarak orduya döndü, Yunanlılar’ın elinde bir yıl kadar esir kaldı. Esareti sırasında da öykü yazamaya devam ederek bunları Halka Doğru, Türk Yurdu ve Zakâ dergilerinde yayımladı. İstanbul’a dönünce ordudan ikinci kez ayrılıp, ölümüne kadar Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliği yapan Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920 tarihinde İstanbul’da öldü..

 

Öykü Kitapları

Sağlığında, Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür (1910), Harem (1918), Efruz Bey (1919) adlı hikâye kitapları yayımlandı. Bilgi Yayınevi Bütün Eserleri adıyla yazarın tüm çalışmalarını 16 kitapta topladı. Ömer Seyfettin’in bu seriden basılan öykü kitapları şunlar: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar »
web stats Add to Technorati FavoritesTechnorati Profile